Sınav Döneminde Ebeveyn Olmak: Kaygıyı Azaltacak 6 İpucu
Sınav hazırlık süreci, akademik bilgi birikiminin yanında duygusal ve psikolojik dayanıklılık da gerektirir. Bu süreçte öğrencinin en çok temas ettiği psikolojik ve duygusal konfor alanı ise siz ebeveynlersiniz.
Ebeveyn olmak, çocuğun yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamak ya da onu büyütmek değil; anlamak, dinlemek, yol göstermek ve her koşulda yanında olduğunuzu ona hissettirmektir.
Sınav döneminde ebeveyn olmak, çocukları konfor alanlarının dışına itmek anlamına gelmemelidir. Ebeveyn olarak sizler, haklı bir şekilde çocuklarınızın geleceği, başarıları ve hayatları konusunda kaygı duyuyorsunuz. Peki, sınava girecek çocuğunuzun kaygısı sizce daha mı az?
Sizler ebeveyn olarak kendi kaygınızı yönetmekte zorlanırken çocuklar hem kaygılarını yönetmeye hem de geleceklerini planlayabilmek için ders çalışmaya aynı anda devam etmek zorundalar. Onlarla empati kurduğunuzda, aslında ne kadar zor bir dönemden geçtiklerini daha iyi anlamlandırabilirsiniz.
Çocuğunuzun, duvarları sürekli küçülen bir odanın içerisinde olduğunu hayal edin. Bu odadan yalnızca içeride kalması gereken süre dolduğunda çıkabilecek. Odanın belli kuralları var; eğer çocuğunuz bu kuralları çözer ve uygularsa duvarlar daha yavaş ilerleyecek, ancak kurallarla hiç ilgilenmezse veya çözemezse duvarlar aynı hızla üzerine gelmeye devam edecek.
Böyle bir durumda ne yaparsınız?
Her ne kadar stres yaşasanız da çocuğunuz kuralları çözsün ve duvarlar arasında sıkışmasın diye onu motive edersiniz, takıldığı noktalarda elinizden geldiğince yardımcı olursunuz. Bütün yük onun omuzlarında olduğu için siz sadece sakin kalmaya, doğru yönlendirmeye ve onu daha fazla strese sokmadan yanlış yapmasının önüne geçmeye çalışırsınız. Asla üslubunuz sert ve yargılayıcı olmaz.
İşte sınav döneminde çocuğunuz tam olarak bu odanın içerisinde; zamanla yarışıyor, kendi hayatı ve kendi hedefleri için mücadele ediyor.
Peki, siz onun kaygısını azaltmak için neler yapabilirsiniz?
1. Duygularını Anlamaya Çalışın
Bu dönemde onları dinlemeniz bile onlar için çok kıymetlidir. Ebeveyn olarak çoğu zaman sorunları çözmeye ve rasyonel cevaplar vermeye çalışırız.
Oysa çocuklar sizden her zaman çözüm veya rasyonel cevap beklemez; çoğu zaman sadece dinlenmeyi ve anlaşıldıklarını hissetmeyi isterler.
2. Sonuca Değil, Sürece Odaklanın
Bu dönemde netlerine, puanına veya sıralamasına odaklanmak yerine; kaç saat ders çalıştığına ve gösterdiği çabaya odaklanıp onu takdir ederseniz motivasyonunu artırır ve üzerindeki performans baskısını azaltmış olursunuz.
Okul, dershane hatta arkadaşları sürekli net, puan ve sıralama konuşurken sizler farklı bir pencereden bakarak çocuğunuzun hâlâ konfor alanı olmaya devam etmelisiniz.
3. Başkalarıyla Kıyaslamaktan Kaçının
Her öğrencinin öğrenme hızı, öğrenme kapasitesi ve gelişim süreci farklıdır.
Başka öğrencilerle kendi çocuğunuzu kıyasladığınızda yalnızca özgüvenini zedelemez, aynı zamanda size karşı bakış açısının da değişmesine neden olabilirsiniz.
4. Evde Güvenli ve Sakin Bir Ortam Oluşturun
Başarı yalnızca çok çalışmaktan geçmez. Bir kişi hayatında tehdit hissediyorsa, huzursuzsa veya mutlu değilse, ders çalışmaktan daha önemli sorunları var demektir.
Ebeveyn olarak bu dönemde çocuğunuzu günlük sıkıntılardan ve küçük problemlerden mümkün olduğunca uzak tutmalısınız. O evdeyken, özellikle de ders çalışırken evde sessizlik ve huzur hâkim olmalıdır.
5. Destekleyici Bir Dil Kullanın
Ebeveynler tarafından en çok kullanılan “Bu sınav hayatını belirleyecek.” gibi söylemler, çocuğunuza motivasyon vermek yerine onu daha fazla strese sokabilir.
Bunun yerine “Elinden geleni yapman bizim için çok değerli.” gibi teşvik edici cümleler kurmanız, hem motivasyonunu artıracak hem de kendisine olan güvenini artıracaktır.
6. Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin
Kaygı; ders çalışmayı, günlük yaşamı veya uyumayı belirgin şekilde etkilemeye başladıysa bir psikologdan destek almak, süreci daha sağlıklı ve profesyonel şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.
Unutmayın; sağlık, sınav başarısından ve derslerden her zaman daha önemlidir.
“İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler, onlara ne yaptığınızı da unutabilirler; ama onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”
— Maya Angelou